Röportaj mimi
Goddess Artemis mimlemiş, yazalım. Mimimiz röportaj mimi. Sorularımız şöyle:
1. Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
2. Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
3. Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
4. Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal
almaya başladı mı?
5. Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?
1. Blog yazmaya 30 Eylül 2005′te güzel bir sonbahar günü baÅŸladım.
2. Blog yazılarımın belli bir çizgide olmaması için çaba gösteriyorum. İçimden geldiği gibi yazmaya çalışıyorum. Ama zor iştir bu. Bu konuda çok debelendim. İnsan öyle hemen içinden geldiği gibi yazamıyor. Sanki blogun görünmez kısıtlamaları varmış gibi. Ama o kısıtlamaların senin blogunda değil de beyninin içinde olduğunu zamanla anlıyorsun.
3. Hiç hatırlamıyorum blog yazmak için bir şeylerden feragat ettiğimi. Öyle olmuyor. Feragat etmeyi denediğim olmuştur sadece ama sonuca ulaşmamış demek ki. Ulaşsa hatırlardım.
4. Bunun cevabı da üçüncü sorunun cevabıyla bağlantılı. Bazen zor durumlar oluyor mesela gündem kaynarken bazı konulara değinmeyi hem istiyorum hem de istemiyorum. İşte o zaman bu zor bir şey. Bir de değindiğim konularda açılım yapmamı bekleyen okurlar oluyor, onların bu taleplerini yerine getirmek istiyorum ama her zaman tamamen yerine getiremiyorum bundan rahatsızım. Okurlarımın ne düşündüğümü merak ettiği neredeyse her konuda bu merakı giderebilmeyi isterdim.
5. BittiÄŸinde ve gitmem gerektiÄŸinde blog da sona ermiÅŸ olacak. Allah gecinden versin.
Türker ve Barış, hadi buyrun.