Liderlik, yol göstericilik?
Mert Ulaş, Komutanlık başlıklı kısa bir yazıda liderlik kavramını hatırlatmış.
Liderlik konusunda bir yazı yazmıştım ben de bir süre önce. Onun yazdıkları aklıma bu yazıyı getirdi. Ama birde lisan üzerinden düşünelim istedim.
Liderlik, İngilizce’de ‘leadership’ ve lider yani ‘leader’, zaten yol gösteren demek. Yöneten deÄŸil de yönelten anlamında bir kelime.
Askerlikteki komutanlık ise liderlikten farklı olarak tamamen Türkçe bir kelime ve komut vermek, komut veren kişi anlamında.
Bu bağlamda bizde kültürel olarak yol göstericilik pek yok. Biz daha ziyade emir veren, komut veren kişi anlamında bir kelime kullanıyoruz.
Askerlik için de, TSK’da lider yetiÅŸtirmek konusunda bir çaba olduÄŸunu ben askerlik (2002) zamanımdan biliyorum. Orada amaç tek bir erin yalnız başınayken de doÄŸru kararı vermesini saÄŸlamak ve bir komutanın varlığının belirmesini beklememek.
Elbette askerlik söz konusu olunca işler değişiyor çünkü ordu bir kurum değil. Ordu bir güç. Yani orada genel geçer işletme ve organizasyon kurallarından bahsetmek pek doğru olmaz.
Mert’in yazısında sunduÄŸu tanımı da bu baÄŸlamda ele almak lazım. Åžimdi diyelim ki ben birini ya da birilerini etki altına almaya ve istediklerimi yaptırmaya çalışıyorum. Bakın burada bir yol göstericilik yok ama ben yine de kendimi yol gösterici karizmasında sunarak istediklerimi yaptırabilirim.
Yani organizasyonel olan, iÅŸletmeye dair olan liderlikle askerliüe dair olan liderliÄŸi her zaman biraz farklı tutmak lazım. Askerlikteki liderlik bir “naif gerçekçilik” gerektirir. Her ÅŸey göründüğü ve olması gerektiÄŸi gibi kabul edilir. Bir tabura emir verirsin o tabur da emri yerine getirir. Bu çok açıktır, tartışma gerektirmez, yapılması gereken ÅŸey kesin ve bellidir.
Oysa demokrasilerde ve ticari işletmelerde durum tam olarak böyle değildir. Özellikle Amerikan kültüründe bir işletmede çalışan bireyi portakal sıkar gibi sıkarak tüm yeteneklerinden faydalanabilmek için işin içine bu bireyin idari yetenekleri de katılır. Liderlik özelliğini bir de bu bağlamda değerlendirmek gerekir.
Yani liderlik bir iÅŸtir aslında, tersten tutup söylemek gerekirse o da bir hamallıktır. Bu, hem ticari hukuka hem de lisanımıza yansımıştır. Uluslararası dev bir ÅŸirketin CEO’su, kanuna göre bir işçidir çünkü bir iÅŸveren ona iÅŸ vermiÅŸtir ve o kiÅŸi de o iÅŸte çalışmaktadır.
Pratikte liderlik kavramı fazla işlemiyor. Popüler iş çevrelerinde feminizm gibi bir ideal liderlik kavramı. Toplantılarda, seminerlerde, konferanslarda üzerine konuşulan liderlik o konuşulan odalarda kalıyor. Tıpkı belgesel izlemek gibi. Mesela kişi kuantum üzerine bir belgesel izliyor ve izlediklerinin sadece o belgesel için geçerli olduğunu zannediyor.
Liderlik konusunda da teori ve pratik birbirini tutmuyor. Bu konuda sadece konuşuluyor ama bir şey yapılmıyor.
Bu konuda söylenecek daha da fazla şey var fakat şimdi toparlayamıyorum hepsini, zaman içinde yeniden döner yazarım.