Ayrıca söylemeden edemeyeceğim; Melike de evlenme kararı almış... Ne mutlu... Sevindirici, $ukela haber... Darısı sizlerin başına ey ahali...
Ben bu siteyi nasıl kullanacağım?
1- Bir sayfada 15 adet yazı vardır. Yazıları yorumlarıyla birlikte görmek isterseniz başlık üstüne (mavi olan yazı) bir kez tıkla.
2- Yorum yazmak istiyorum diyorsan eğer, yazının altında olan "lale" kelimesine bir kez tıkla.
3- Diğer sayfalara bakmak istiyorum diyorsan eğer, sayfanın teee en altında "önceki yazılar" var.
Oraya tıkla.
4- Aylık yazıları göreceğim illa diyorsan, "çöplük" yazan yerin yanındaki oka bas istediğin ayı seç.
5- Takıldığın bir durum olursa çekinme
sor.
koyumor@gmail.com
Burcu SezeR
2- Yorum yazmak istiyorum diyorsan eğer, yazının altında olan "lale" kelimesine bir kez tıkla.
3- Diğer sayfalara bakmak istiyorum diyorsan eğer, sayfanın teee en altında "önceki yazılar" var.
Oraya tıkla.
4- Aylık yazıları göreceğim illa diyorsan, "çöplük" yazan yerin yanındaki oka bas istediğin ayı seç.
5- Takıldığın bir durum olursa çekinme
sor.
koyumor@gmail.com
Burcu SezeR
_____________________________________________________
Cumartesi, Temmuz 19
Kendimi bir otel gibi hissediyorum. Ben hep buradayım fakat konuklar devamlı değişmekte ve her şeyi eskitmekteler giderken... Ömrü boyunca kalacak tek bir misafir bile yok. Gün gelecek köhne, terkedilmiş, izbe ve korkunç bir mekan haline gelecek bu çok yataklı otel... Sonra da büyükşehir belediyesini çağırıp yıktırıcaz... Hepsi bu işte... Neden bu hayatı bu kadar büyütüyoruz ki? Kimse yıkılmamak için üstüne benzin dökmüyor öyle değil mi? O halde buyrun yıkabilirsiniz herşey yepyeni iken...
Ayrıca söylemeden edemeyeceğim; Melike de evlenme kararı almış... Ne mutlu... Sevindirici, $ukela haber... Darısı sizlerin başına ey ahali...
Minibüsün sol tarafı haşat olmuş. Birileri ölmüş olmalı kesin... Sağ taraf duruyor... Kırmızılı allıgüllü kadife koltukları var. Bir kadın var canhıraş ağlamakta... Gri bir ceket, pantolon ve aynı renk türban takmış. Bir de gözlüklü... Canı yanmış, belli ki en değerlisi ölmüş... Uzaklaştım ordan. Çıktığım izbe bara girdim... İstemiyorum, sevmiyorum fakat orada bulunmam gerekli. Çünkü Emrelerin evine hırsız girmiş ve ailesinin tümparasını çalmış... Orada olmalıyım... Çünkü aylar evvel vefat etmiş anneciğine kalan son 10 ytl parayı vermem gerekli... Yanlarında bebek var... Pamuk gibi... Kapıdan çıkarken onlar pembe başörtüleriyle, yetişiyorum 10 ytl'mi ve diğer kişilerden topladıklarımı veriyorum... Artık içim rahat...
</>Ve ben rüyaları hep renkli görüp hatırlıyorum... İyi mi yoksa yorucu mu? Bilmiyorum...
MaviMetres
Rahatsız!Ağlamaklı!
Saplantılı!
KorkmuÅŸ!
Utanmış!
Bilinmez!
Onu hiç kimse bilmez!
PerÅŸembe, Temmuz 17
back to black from gios on Vimeo.
Çok güçlü bir ses Amy Winehouse... Canlı performansı dahi mükemmel.
Ayrıca Elif'e gelsin bu parça.
Çarşamba, Temmuz 16
"Saldırmak cesaret göstermek midir, yoksa korku gösterisi mi?
İnsan sevdiğine mi saldırmak ister, nefret ettiğine mi?
Acaba birini severken nefret edilebilir mi?
Yoksa gerçekten tek düze duygular mı yaşar insan?
Bu kadar basit midir insan denilen yaratığın his girdapları?
Birçok duyguyu bir anda yaşayamaz mı?
Ya da soruyu şöyle soralım: İnsan denilen yaratığın doğasında yok mudur çatışma?
Yaşamı var eden şey çatışmanın ta kendisi değil midir?
Tabii ki öyledir.."
Tiyatro Turuncu/Ölüm ve Kız
Salı, Temmuz 15
3 kişi ile bir kahvehanenin bahçesinde otururken, birdenbire çevrede bulunan okulda İstiklal Marşı'nın okunmasıyla hepbirlikte ayağa kalkarak eşlik etmek,
Psikiyatrist randevusuna "Yasemin'in penceresi" kıvamında katılmak. Psikiyatristin tüm keçeli kalemlerini deneme yapmak için bana vermesi,
Bir iş hanının akl sağlığı bölümünde işe başlamak ve sonradan benden başka kimsenin olmadığını farketmek,
Terasa çıkarak orada 40'lı yaşlarda kilolu sarışın bir kadınla karşılaşmak ve geçirdiği panik atak karşısında ona sarılmak, güvende olduğunu belletmeye uğraşmak,
Aramıza bir kişinin daha katılmasıyla giymemiz için bize kimano verilmesi,
Oks'de başarısız olmuş bir çocuğu kucağıma alıp ona tüm başarısızlık hikayelerimi anlatmam,
Psikiyatrist randevusuna "Yasemin'in penceresi" kıvamında katılmak. Psikiyatristin tüm keçeli kalemlerini deneme yapmak için bana vermesi,
Bir iş hanının akl sağlığı bölümünde işe başlamak ve sonradan benden başka kimsenin olmadığını farketmek,
Terasa çıkarak orada 40'lı yaşlarda kilolu sarışın bir kadınla karşılaşmak ve geçirdiği panik atak karşısında ona sarılmak, güvende olduğunu belletmeye uğraşmak,
Aramıza bir kişinin daha katılmasıyla giymemiz için bize kimano verilmesi,
Oks'de başarısız olmuş bir çocuğu kucağıma alıp ona tüm başarısızlık hikayelerimi anlatmam,
Teşekkürler rüya perisi, artık çok daha huzurluyum.
Bir de bakmışız sabaha Jimi Hendrix ile başlamışım...
i'm a voodoo child baby
i don't take no for an answer
i don't take no for an answer
Pazartesi, Temmuz 14
İnsan diyerek başlamak istemiyorum söyleyeceğime, ben bunun için çok doğru bir kelime.
Ben-çevremdeki-(işyeri-dahil-) ilişkileri-kadın-erkek- iletişimini-gördükçe-herhangi bir-ilişki-yaşamayı-birilerine-güvenmeyi-hiç-akıllıca-bulmuyorum.
Bireyselliğin alıp başını yürüdüğü son yıllarda, bencillik-arsızlık-özgürlük adına yapılanlar kişileri küçültmüş ve bir o kadar da saygısız yapmıştır. Şikayetim vardır bu durumdan. Kime şikayet edilir bunu da bilmemekteyim. Bu bakımdan çevreden soyutlanarak dışarıdan izlemek çok daha makül ve güvenlidir. Tavsiye ederim.
***
"Madem soysuz gönlün bende yoğ idi, niye doğru yoldan aşırdın beni, dağlar karalı açma yaramı perişanım ben."
Kadından Kentler/Hayat Hanım, İlk Tayin
M.Mungan
Pazar, Temmuz 13
Cuma, Temmuz 11
Sabah

Her gece yatıp ölürken ve sabahları hayata yeniden merhaba derken ben, hafif bir rüzgarda sallandığımı hissediyorum... Kuşkusuz her akşam karanlık ve bitkin beynim, sabahları tam tersi aydınlık, umarsız, umudu olmazsa olmaz yapmış şekilde yürür dururum...
Kafamda olur olmaz flu planlarım, sıraya koyduğum günlük işlerim, kimseden esirgemediğim gülümsemem saat 1500'ı geçtiği anda değişiverir, katılaşır yüz hatlarım, kanlanır gözlerim... kımıltısız durmak arzular bedenim...
PerÅŸembe, Temmuz 10
Çarşamba, Temmuz 9
3 hafta tatile çıkmak isteyen kim? Mesela ben istemiyorum.. Tatil, ölü zamana eşittir bana göre... Ölü zaman ise dikilemeyecek kadar derin kesiklere... Ben çalışmak istiyorum... Tatil istemiyorum.
Salı, Temmuz 8
Bugün aslında Seren Serengil'in Türkiye'nin dudak kalemi kraliçesi ünvanı alabileceğinden bahsedecektim. Fakat çok daha kişisel bir konu Seren'i solladı ve sizleri de bilgilendirmek amacıyla bazı kaynaklardan aldığım bilgileri paylaşmak istiyorum.
"Türkçe’de “iki uçlu mizaç bozukluÄŸu” veya “iki uçlu duygu durumu bozukluÄŸu” terimleriyle karşılanan bu rahatsızlık, daha çok “manik depresif hastalık” adıyla şöhret bulmuÅŸtur. Ama hastalığın günümüzde bilim çevrelerinde kullanılan ismi “bipolar bozukluktur".
Duygu durumu fazla oynak, kah göklerde gezen kah yerin yedi kat dibine batan kiÅŸilere “manik depresif” dendiÄŸini zaman zaman duyarız. Aslında hayatında en az bir “mani” atağı geçirmiÅŸ insanlara bu teÅŸhisi koyarız.
.
.
Bipolar bozukluğun sebebi bilinmemektedir. Antidepresan ilaçlar, bazı yasadışı maddeler, birtakım beyin tümörleri, beyin damar hastalıkları, kafa yaralanmaları mani benzeri belirtilere yol açabilir. Ama vakaların büyük bölümü bilinen bir sebep olmaksızın ortaya çıkmaktadır.
Bipolar bozukluğun bir beden hastalığı, bir beyin hastalığı olduğu iyi bilinmektedir. Beynimizde serotonin, dopamin, noradrenalin gibi bazı maddelerin miktarı bipolar bozuklukta değişmektedir. Yani bipolar bozukluk, beyin kimyasındaki bir anormallikten kaynaklanmaktadır. Ama beyin kimyasını bozan şeyin ne olduğu bugün hala pek çözülememiştir.
.
.
Bipolar bozukluk, ataklar halinde seyreden ve ataklar arasında kişinin tamamen düzeldiği bir hastalıktır. Mani atakları tedavi ile 2-4 haftada genellikle iyileşir. Depresyon ataklarının büyük bölümü de 2-3 haftada düzelmeye başlar ve 1.5-2 ayda önemli ölçüde iyileşir.
Hastalık atağı düzeldikten sonra kişi rutin faaliyetlerine, işine gücüne dönebilir ve performansından bir şey kaybetmeden hayatını sürdürebilir. Bipolar bozukluğu olan pek çok büyük devlet adamı, yazar, filozof, sanatçı, doktor vardır.
Mani ve depresyon ataklarının tekrarlama riski her zaman mevcuttur. Kimisi ömrü boyunca başka hiç atak geçirmez. Tedavisiz hastalar ömürleri boyunca ortalama 10 manik atak geçirirler. Bazı hastalarda mani, bazı hastalarda depresyon atakları daha sıktır.
Hastalığın en üzücü tarafı da bazı kişilerde atakların sık tekrarlamasıdır. Hatta her ay bir manik bir depresif atak geçirenler bile vardır. Öyle ki zaman zaman mani ve depresyon atakları arasında ya hiç iyilik dönemi olmamakta, veya iyilik dönemi birkaç günü geçmemektedir. Tedavi olmayan bipolar bozukluk hastalarında alkol ve madde bağımlılığı, intihar gibi ciddi problemler sık görülür."
Kaynak: mcaturk
Pazartesi, Temmuz 7
35. Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile, neredeyse aydınlatacak (kadar berrak) tır. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlar için misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Çoğunuza göre garip fakat bana göre gerçek....
Pazar, Temmuz 6
Cumartesi, Temmuz 5
Kaydol: Yazılar (Atom)











