skip to sidebarleft' | skip to main | skip to sidebar
İçerik Odaklı Blog Servisi

Sansüre Hayır

YAZI ARŞİVİM

YORUMLAR (SON 3)


EkleBunu RSS Ekle Butonu
Add to Pageflakes

Powered by Blogger

Internet Blogs - Blog Catalog Blog Directory

Blog Directory - Blogged

Add to Technorati Favorites

Pazartesi, Eylül 29, 2008

Hayırlı Bayramlar...

Merhabalar,

Ramazan ayını da geride braktık ve bayrama erişiyoruz. Geride bıraktığımız Ramazan ayında yapılan ibadetlerin, iyiliklerin, yardımseverliklerin kısacası yapılan bütün güzelliklerin dünyadaki tadımlık bir ödülü bu bayram.

Bu vesile ile siz sevgili okurlarımın ve tüm islam aleminin mübarek Ramazan Bayramını tebrik ediyor, hakkımızda hayırlara vesile olmasını Yüce Allah (c.c.)' tan niyaz ediyorum.

Ramazan Bayramımızın sizler ve tüm insanlık için sağlık, huzur, barış ve esenliklerle dolu günlere vesile olması dileğiyle...

Hayırlı Bayramlar...

Tekrar Paylaşmak Üzere,

Sevgi ve Saygılarımla

Salı, Eylül 23, 2008

Her Daim Pozitif Olabilmek ?

Merhabalar,

Tatili bitirip gündelik hayata döneli 1 hafta oldu ve depoladığım enerjiyle paylaşımlarıma kaldığım yerden devam ediyorum.

Bu yazımda son zamanlarda etkilendiğim bir olguya; hayata her daim pozitif/olumlu bakabilmek olgusuna dikkatinizi çekmek istiyorum.

Ufak hadiseleri büyütüp olay yapan, bardağı hep boş tarafından gören bir anlayış hayatta ne kadar mutlu olabilir sizce ? Elbette (çok) mutlu olamaz. Peki, büyük olayları önemsemeyen, doluyu boşu bırakın bardağın varlığıdan habersiz bir anlayış çok mutlu olabilir mi ? Cevap elbette yine "hayır". Hmmm, o zaman mutlu olabilmek için orta yollu bir anlayışa sahip olmamız lazım sanki. Eee, o zaman da sıradanlaşmıyor muyuz, monotonlaşmıyor muyuz ? Şuan iki arada bir derede kalmış gibiyiz. "Bu hayatta nasıl (daha) mutlu olacağız" ın cevabını bulmak için orta yollu anlayışı biraz pozitifleştirip (aşırıya da kaçmadan) hayata pozitif/olumlu bakabilmek olgusuna sahip olmaya ve bunu becerebildiğimiz ölçüde yaşadığımız her saniyeye yaymaya çalışmalıyız.

Peki nasıl başaracağız bunu ? Yani en temelde neyi düşünmeliyiz, neye inanmalıyız ki hayata daha pozitif bakabilelim ?

Bence hayata pozitif bakmamızı sağlayan en temel duygu güven dir. Konuyu gündelik yaşamımıza indirgeyip bir kaç örnek vermek istiyorum;

- Maaşı dolgun, sürekliliği olan sağlam bir işiniz varsa bu size güven verir ve geleceğinize/kariyerinize pozitif bakarsınız.

- Bir defans oyuncususunuz ve arkanızdaki kaleci çok iyiyse, size güven veriyorsa işte o zaman maça pozitif bakarsınız.

- Amansız bir hastalığa yakalandınız ve iyileşmek için ameliyat olmanız şart. Eğer ameliyatınıza girecek operatör alanının en iyilerinden biri ise ameliyata pozitif bakarsınız.

- Girişimcisiniz ve girişim(ler)iniz inovatif (yenilikçi) ise ve değer taşıyor ise, kısacası girişim(ler)inize güveniyorsanız sektörünüze pozitif bakabilirsiniz.

Bunlara benzer örnekleri daha da çoğaltmamız mümkün, sizden ricam yazıya biraz ara verip aklınızdan bu örnekleri çoğaltın.

Peki ya bu güven unsurlarını göremediğimiz/bulamadığımız durumlarda!

Demek istediÄŸim;

- Geleceğinize pozitif bakmanızı sağlayacak bir işiniz yoksa,

- Arkanızda yılların tecrübesine sahip iyi bir kaleci değilde genç ve acemi bir kaleci varsa,

- Olacağınız ameliyata katılan operatör alanının en iyisi değilse,

- Girişim(ler)iniz tutmadıysa ya da planladıklarınızın hepsini yapamayıp arzuladığınız maddi/manevi geri dönüşleri alamadıysanız...

Bunlara ek olarak, hani siz de yukarıdaki olumlu örneklere ilave yapmıştınız ya aklınızdan, bir de onların olumsuzlarını bu örneklere ilave edin yine. Ortaya kötümser tablolar çıkıyor değil mi aradığımız güveni bulamayınca.

Bulamadığımız bu güveni nerede arıyoruz: elbette (doğal olarak) ilgili olaylar çerçevesinde. Peki bu kötümser tablolarda bakış çerçevemizi daha da genişletsek, taa ki aradığımız güveni buluncaya kadar...

Diyelim ki bakış çerçevemizi hayatımızın tümünü kapsayacak şekilde genişlettik ve yine de aradığımız huzuru ve pozitifliği sağlayacak bir güven kaynağı bulamadık, o zaman ne yapacağız ?

İşte burada insan üstü, doğa üstü, üzerinde başka bir güç olmayan, en üstün güce güvenmek gerekiyor. Yani, bu evrendeki, dünyamızdaki eşsiz düzeni kuran ve yöneten yüce yaratıcıya, Allah'a (c.c) güvenmek gerekiyor. Çünkü herşey O'nun yönetimindedir. Ne kadar olumsuzluk yaşarsak yaşayalım bunları O'nun izniyle yaşıyoruz ve yaşadıklarımızın bizi nereye götüreceğini sadece O, yani yüce yaratıcı Allah (c.c) biliyor. Bizim sonunda olumsuzluk beklediğimiz olayların hayatımıza olumluluk getirebiliceği ihtimalini her zaman düşünmeli ve bunun için yaratıcımıza güvenmeliyiz.

Yaşanılan herşeyin yüce yaratıcının kontrolünde/yönetiminde yaşandığını bilirsek hayata pozitif bakabilmemiz için gereken güveni her daim hissedebilir ve hayata her daim pozitif bakabiliriz.

Sonraki yazımda tekrar görüşene dek hayatınızdan pozitifliği, yüzünüzden gülümsemeyi eksik etmeyin.

Tekrar Paylaşmak Üzere,

Sevgi ve Saygılarımla

Perşembe, Eylül 04, 2008

Tatildeyim...

Merhabalar,

Aslında bu yazıyı yaklaşık 10 gün önce yazmam gerekiyordu, ancak aciliyetten ( plansızlıktan değil :} ) yazamamıştım.

Yaklaşık 10 gündür istanbul dışında, internetten uzakta olduğum için bloguma gelen yorumlara cevap veremedim ve yaklaşık 1 hafta daha bu böyle sürecek, tüm okurlarımın bilgisine sunuyorum.

Tatil dönüşü yeni yazılarımda, yorumlarımızda görüşmek, paylaşmak üzere...

Sevgi ve Saygılarımla

 
[image]


You are viewing a mobilized version of this site...
View original page here

Mobilized by Mowser Mowser