Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents>1<-S.N.O-Disturbance (Earwax)
Uzunca bir süredir kemikleÅŸmiÅŸ giderek soyutlanmış bir bakışım tüm benliÄŸimize hakim olmaya çabalıyor. Kaidelerin ve bunların yazılı olmayanlarının yer aldığı halk kültürlerinin birer birer set çekilerek yabancılaÅŸtırılması, unutturulması. Algıda seçkiciliÄŸe ulaÅŸmak için elimizdeki imkanları olabildiÄŸince kullanmak yerine nasıl olsa sonu gelmezlere sığınarak, tüketmeye devam ediyoruz. Ancak ÅŸu noktada görünen odur ki sevgili okur ; giderek tükeniyoruz. Tükete tükete harcayacak kültürel birikimlerimiz, bizi biz yapan deÄŸerlerimiz teker teker eski oluyor. Mazinin derin sularında geride bırakılmış bir kayıp ada izlenimini taşıyor. Düşünsel geliÅŸimlerden ziyade hep söyülüyoruz yinelemekte de bir beis görmüyoruz : « Maddi önceliklerimle örtüşen açılımlar daha çok ilgimizi çekiyor » Hal böyle olunca da, gerekliliÄŸi ve elzem olması bir yana bazen çok lazım gelen, iÅŸtah açan pek çok ayrıntı ancak sayfaların arasında keÅŸifler gerçekleÅŸtirme ÅŸansımız ile orantılı olarak giderek bizden uzaklaşıyor. KeÅŸif derken kazı kazan kartlarındaki bölücülükten bahsetmediÄŸimizi anlamışsınızdır.
Yazılı olana gerçekliÄŸi ispat edilmiÅŸ çözümlemelere sadakattan, sözlü söylencenin dedikodu yüklemli özneleri ile bezendiÄŸi günümüz anlatımları, anlamalar ve çıkarımlar’ın daha çok ilgi toplaması da bu ayrıştırmayı daha derinlikli yapıyor. Meramını anlatmak için sadece 500 (yazıyla beÅŸ yüz) kelime daÄŸarcığı ile anlaÅŸan bir neslin ahvali olarak tabii ki böylesi okumalar zor gelecektir. Merkezci çıkarımların yerine çok rahatlıkla kullanılabilecek olan pek çok açılım daha öğrenme çabasının başında iken itirazlarımız yükseliyor. Ayrıntılara ve onların beraberinde sunduÄŸu gerçekliÄŸe karşıt bir duruÅŸu savunmamız bekleniyor. İstekler ve beklentiler çok çeÅŸitli olsa da öznesinde var edilmiÅŸ olan hazır kullan atmasan da bir kenarda dursun hegemonyası böylesi bir süreci de takip ederek kendine yeni taraftarlar, ilgili bilgisizler cephesi oluÅŸturuyor. İyi olduÄŸuna belki pek çoÄŸumuzun kâni olduÄŸu pek çok konu veya isim veya tür veya …. (siz doldurun) tamlamalarında ince bir düzenleme, bir yadsınamaz biçimde yanlış veriler ortaya atılıyor. Üstelik yeniden ve yeniden bitmek tükenmek bilmez bir çaba ile bir kaç sefer duvara yapışılsa da en sonunda o eÅŸiÄŸi de aÅŸacağına biat edilecek derecede ısrar ve itinayla.
Aidiyetlerin ve kiÅŸisel birikimlerin temellerini oluÅŸturan ananevi doÄŸrular, doÄŸru bilinci oluÅŸturan gerçeklik kısa sürede bu ön koÅŸullu ve her daim ben haklı çıkarım diyen ön yargıların hem kurbanı hem de bozguna uÄŸratılan öznesi oluyorlar. « Neslinbuk » sitesinde abidik gubidik gruplaÅŸmalar ile baÅŸlatılan ayrıştırmalar giderek tonu ve dozu arttırılmış bir biçimde ucu bilakis içinde yazmaya hevesli onlarca insanın da yer aldığı kitlelerin önünü tıkamaya çalışıyor. Günlerdir gazetelerin sayfalarında yer alan onlarca haberdeki yitirilen yaÅŸamlar birer metafor olarak kullanılarak nasıl doÄŸru vatandaÅŸlar olarak yaÅŸamamız gerekliliÄŸini ortaya koyamaya çabalıyor. Giderek birbirinden korkarak, giderek kendi aidiyetini, kimliÄŸini, öteberisini bir kenara bırakıp tekdüzeliÄŸi benimsemek hiç olmadığı kadar sert bir biçimde asimile edilmeye, yontulmaya uÄŸraşılması da yirmibirinci yüzyıldayız hala neredeyiz ? biz kimiz ? söylemlerini düşünmeye sevk ediyor. Hümanizma zaten çoktan yenilen yutulan bir ÅŸey olarak espri malzemesi oldu. Geriye kalanda oyun konsollarında oynamaya kıyamadığımız, savaÅŸlar, takipler, adam öldürmeceler’in joystick sesleri « ciuv, ciuv yaÅŸasın bir kaç level daha atladım ». Sahte bir geliÅŸmiÅŸlikten ziyade gerçekten emek sarf edilmiÅŸ ve enikonu her konuda doÄŸru ahkâmlara en çok ihtiyaç duyduÄŸumuz, ilericliÄŸin ötesinde bilginin doÄŸruluÄŸuna sahip bir tevazulu yaÅŸam daha mutlu kılacaktır ; « multi kültürel » dünyamızı.
Jenerik olmak deÄŸil zaten amaç. Epi topu bir toplu iÄŸne kadar yer kaplayan beÅŸeriler için (öyle görüntülenmekte en son teknolojili earth, maps yazılımlarımızda) fezadan gelen bir mesaj olarak da algılayabilirsiniz tüm bunları. Halet-i ruhiyelerin daha da içinden çıkılmaz duvarlarla ördürülmeye çalışılmasına karşın, sesin gerçeÄŸe ulaÅŸabilmesi için tekil çabalar en nihayetinde bir bütüne ulaÅŸtığında, bütün bu kakafoniyi de izole edebilecektir. Galiba bütün temenni de bunun bir an önce gerçekleÅŸebilmesi. Öncelik, itibar ettiÄŸimiz deÄŸerlerin farklılıklarına, konuÅŸma biçimlerimizde vurguladığımız kelimelerin ayrıklığına karşın hala tek bir dil ortaya çıkartabilmenin de mümkünatı. „En azından ümit hala, fakirin ekmeÄŸi“....
Müzik’de bu dehÅŸetengiz handiyse milimi milimine düşünülerek kotarılmış bir yap boz izlenimi veren yaÅŸanıtda bir ırama noktasını oluÅŸturuyor. Yanlı ve bariz bir biçimde propaganda malzemesi olanlarından öte, içten içe doÄŸruları paylaÅŸan; ama sözel ama enstrümental anlamda üretimlerin, elitist olmak için yırtınmadan da bir ÅŸeyleri ortaya çıkarılabileceÄŸinin mihenk taşı. Evet bildiÄŸiniz „müzik“. Kimi zaman sıkıntılarımıza merhem olan, kimi zaman çözümsüzlüklerimizi aÅŸabilmemiz için gerekli olan, ama bazen de yukarıda irdelemeye, merak uyandırmaya çabaladığımız hayat ile ilintisi her ne kadar çokta istenmese de çok kuvvetli olan ses yığınları. Yıkımın, özde ve sözde baÅŸlamasının karşısında, edebiyat, resim, heykel, sinema gibi gerek görsel gerekse de duyusal anlamda bariz bir karşı duruÅŸun, olmasını istediÄŸimiz tamlamasıyla „saÄŸduyunun“ harcı.
Deneysel çalışın, farklı tematik noktalardan hareketle ayrı nüanslarını barındıran bir tür olan dubstep’de bu önerme dizini içerisinde Deuss Ex Machina’nın müzikal tını denizinden sizlere sunmaya çabaladığı bir diÄŸer izlek olarak sizlerin beÄŸenisine sunuluyor. Tüketilmekte olan düz elektronik hatların çok daha ötesinde, çok daha derinlikli bir ses teması „dubstep“. AlabildiÄŸince geniÅŸleyen ve esnek yapısı ile 2 Step, UK Garage, Grime gibi öncüllerinden, Dub, Reggae ve Drum & Bass gibi bağımsız müzikal disiplinlerden feyz alınarak kotarılan, düzenlenen, yeniden yeniden kurgulanmaya imkan tanıyan bir seyrüsefer. Dinlendikçe, alternatif açılımların çokluÄŸu hasıl olmuÅŸ bulunan tek düze ritimlere ne kadar çok dayanmışız sorusunu da gündeme getirmesi dahi baÅŸlı başına „türe“ bir artı puanı hak ettriyor. Ses denizi olarak yapılandırılmış enstürmental versiyonların isimsiz „dubplate“ plaklarından yayılamasının üzerinden de neredeyse yedi sene geçmiÅŸ olması, „dubstep“i keÅŸfetmek için henüz geç kalmadığımızın da göstergesini oluÅŸturuyor.„Dubstep“in tanımlayıcısı veyahutta ön çıkışını gerçekleÅŸtiren isimler „El-B, Oris Jay, Zed Bias ve Steve Gurley (sanatçının prodüksiyonları Tempa etiketinden yayınlanmış bulunan Roots Of Dubstep toplama albümünde dinlenebilir.) olarak Wikipedia’da karşımıza çıkmakta. Farklı ses alaşımları ile kotarılmasına karşın genelin dışında duran, irdelemelik, tadımlık deÄŸil doyumluk kayıtlar olarak da deÄŸerlendirilmesi farz çalışmalar olarak kısa bir özet geçebiliriz bu kayıtlar için. 2001 yılında Soho’da faaliyete geçen Forward>> kulübü ve „Ammunition Promotions“ da „dubstep“ teriminin ilk defa duyurulduÄŸu ve bugün dinlediÄŸimiz onlarca prodüksiyonun, çalışın temellerinin atıldığı bir baÅŸlangıç noktası olarak deÄŸerlendirilebilir. Daha sert ritim örgüsü ve karaltılı tonlamaları ile UK Garage’ın da giderek geliÅŸen alternatif yüzeyleri (Neo Dark Garage) ile evrilmeye devam eden „dubstep“ için de yükseliÅŸin baÅŸlangıcı olan mekanın, türün yaygınlaÅŸmasındaki en büyük çabalarından birisi olan korsan radyo Rinse FM’de DJ Kode9 (Hyperdub etiketinin kurucusu) tarafından hazırlanan radyo programının da ulaşılabilirliÄŸi, meraklı dinleyiciler için yeni bir açılımın habercisi olarak „dustep“i daha kolay ulaşılır bir konuma taşımayı baÅŸarır.
Alt kültürün gelimesi de bu kulüp ve radyo programına paralel olarak daha farklı çalışmaların da önünün açılmasını saÄŸlar. Åžimdiden önemli kırkbeÅŸlikler yayınlamış olan Skream’in çalıştığı plak dükkanı olan Croydon yerleÅŸkeli Big Apple Records, Digital Mystikz (Coki & Mala), El-B, Zeb Bias, Loefah, Youngsta gibi „dustep“ ses eriminin geliÅŸtirilme aÅŸamasında önemleri yadısnamayacak öncüllerinin, müziÄŸi paylaÅŸtıkları bir alan olarak tescillenir. DJ Hatcha’nın 2003 yılında Forward>> kulübünde gerçekleÅŸtirmeye baÅŸladığı, önce Benga ve Skream ardından da Digital Mystikz ve Loefah’ın devam ettirdiÄŸi 10“ „dubplate“ plaklar ile çalınan daha sert ritimlerden, daha minimalist ara baÄŸlaçlarla ÅŸekillenen ama her bir prodüktörün / dj’in kendine özgü ses erimini de duyurmasını saÄŸlayan geceler, yer altının sesinin de artık daha bir gür çıkmasına olanak saÄŸlar. Güney Londra’lı ikili Digital Mystikz ile Loefah jungle bass’lerinden derlerdikleri sesleri, kendi dub skalalarında harman ederek giderek geliÅŸen bir melodik zenginlik ortaya çıkartmayı baÅŸarırlar. Bunun sonucunda da DMZ Records’un temelleri atılır. Yukarıda saymaya çalıştığımız isimlerin yanısıra, Hijack, Pinch ve Vex’d gibi yeni isimlerin de prodüksiyonlarını yayınladığı ilgi çekici bir açılım gerçekleÅŸtirilir. Bütün bu yoÄŸun çalışma düzeneÄŸine karşın ve yayınlanan onca plaÄŸa raÄŸmen „yer altı“ duruÅŸu bugün bile pek çok sanatçının gerçekte kimler olduÄŸu konusunda soru iÅŸaretleri barındırır. Sadece müziÄŸi paylaÅŸmaya çalışan, birbiri ardına yayınlanmış bu kara plakların da birer manifesto haline dönüşmesini saÄŸlayan biraz da bu kollektif üretim izlencesidir. Kimlikler yerine aslolan müziktir ve bu da çok özgün bir biçimde isimlerini dahi bilemezseniz pek çok prodüktörün özgün çalışlarını, kendi halet-i ruhiyesini ortaya çıkartan ayrıntıları barındıran bir harmanı beraberinde getirir. Müzik’te muhalifliÄŸin, sesini gerektiÄŸinde yükseltebilmenin de çok iyi örneklerinden birisi olarak „The Wire“ dergisinde de inceleme konusu olduÄŸunun altını çizelim.
Bu birbiri ile çapraz biçimde ilerleyen kulüp geceleri, plak dükkanlarında tanışlıklar, yeni kesilen „dubplate“ plaklar ile giderek „dubstep“ kendi çehresi içerisinden Dünya’ya da yayılan bir müzikal form haline dönüşür. 2005 tarihli Skream’in „Grime Anthem“ alamet-i farikalı “Midnight Request Line” bu dönüşümün de fiÅŸekleyicisi olan plak olarak anılır. BBC Radio 1’in eklektik elektronika seçkicisi olan Mary Anne Hobbs’un türün ÅŸemantiÄŸini ortaya çıkartan „Dubstep Warz“ adlı programının yayınalanmasını takib eden süreçte de bu geliÅŸim ve yaygınlaÅŸma giderek daha hissedilir bir biçimde artarak günümüze kadar devam etmeyi baÅŸarır. Artık „bass“ların yoÄŸun bir biçimde kullanıldığı, aynı parça içerisinde bir kaç farklı düzlemin yakalandığı, dans ettirirken düşündürten nurtopu gibi bir müzikal izek ortaya çıkar.Mary Anne Hobbs’un bu baÅŸarılı giriÅŸiminin ardından ise gerisi deyim yerindeyse çorap söküğü gibi gelir. Program içerisinde yayınlanmış çalışmalar „Wariror Dubz“ adıyla Planet Mu etiketinden yayınlanır. Daha üst paragraflarda betimlemeye çalıştığımız türlerin harmanında bir üst sınır olarak belirtebileceÄŸimiz Burial’ın debut albümü de „dubstep“i alelade bir form olmaktan uzak, gerektiÄŸinde ana akım ile de yollarını kesiÅŸtirebilen ama asla teslim olmayan, doyurucu bir müzikal kolaj olarak „The Wire“ tarafından da tescillenir. Sonar festivalinde „dubstep showcase“ ile tüm bu çalışmaların saÄŸlaması, coÅŸkun izleyeyici desteÄŸi, yoÄŸun bir ilgi ile gerçekleÅŸtirilir. „Dubstep“de sadece Güney Londra içerisinde üretilen bir müzikal form olmaktan çıkarak Finlandiya’lı Tes La Rok, Amerika’lı Juju & Matty G. gibi daha yerel isimlerin de sesini duyurmayı baÅŸaran bir yapı haline dönüşür.
Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...
Allame-i Ulul Arz’dan Ara NaÄŸmeler
Dubstep At Wikipedia
Dubstep Forum
Forward>>
Month In Dubstep At Pitchfork Media
Tempa Records
Hyperdub
Hyperdub At Myspace
DMZ
Mary Anne Hobbs At BBC Radio 1
Rinse FM At Myspace
Benga At Myspace
Skream At Myspace
Cluekid At Myspace
Bass Clef At Myspace
Bass Clef At Blogspot
Plasticman At Myspace
Zinc At Myspace
The Bug At Myspace
Appleblim At Myspace
MRK1 At Myspace
Up Bustle & Out
Åževval Sam At Myspace
Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.
Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
http://www.dinamo.fm/ - makina10.45[at]gmail[dot]com
http://deuss-makina.blogspot.com/
Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel
Lines & Loneliness © Monkeyfish
>>>>>Poemé
Susamak Özürlüğe – Philip LARKIN
Artık ayrılmak gerek, sevdiğim; ne yıkıcı,
Ne de acı gelsin bu bize. Eskiden
Pek çok ay ışığı vardı, pek çok kendimize acıma;
Bitirelim bunu burda; çünkü gün
Hiç böyle yiğitçe dolaşmadı gökyüzünde,
Yürekler hiç böyle susamadı özgürlüğe,
Dünyaları yıkmaya, ormanları yakmaya.
Tutamayız bunları, biz şimdi kabuklar gibiyiz
Tohumların büyüdüğünü gören bir başka iyiliğe.
Böyle olmasaydı, diyeceğiz; böyle söylenir hep.
Ama çözülsün daha iyi yaşamlarımız birbirinden,
Kendini rüzgârlara bırakmış, ışıklarla ıslak,
Rotaları çizili iki koca gemi, nasıl kopup
Uzaklaşırlarsa el sallayıp bir limandan,
El sallayıp nasıl kaybolurlarsa gözden.
Çeviri : Cevat ÇAPAN
*Teknik Aksaklıklar Nedeniyle...
Keza aynı ÅŸekilde, yıllardır üretmiÅŸ olduÄŸu, etkileÅŸimli minimal techno müziÄŸi ile alternatif ses kuramcısı statüsüne yükselmiÅŸ bulunan Ricardo Villalobos’un setlerinde yer verdiÄŸi, daha önce bu sayfalarda sizlere tanıtmaya çalıştığımız Shackleton’un Blood On My Hands parçasına yaptığı düzenleme ile elektronik müzikte sınırların yersizliÄŸini bir kere daha gözler önüne sermeyi baÅŸaran bir ayrıntı olarak aktaralım. Skream’in DJ Magazine dergisinde Ben Murphy’ye vermiÅŸ olduÄŸu mülakkatta deÄŸindiÄŸi üzere minimal techno ve dubstep giderek birbiri ile örtüşen bir yapı ortaya çıkartmaya da baÅŸlar ( 01-08-2007 Ben Murphy-„From A Whisper To A Skream“) Kısacası „dubstep“ yapıtaÅŸları sürekli olarak deÄŸiÅŸen, geliÅŸen bir müzikal tür. Burial’ın son çalışması olan (2007 Kasım) „Untrue“ albümünün de çatısını oluÅŸturan parçalarda olduÄŸu gibi hayat ile hesaplaÅŸmaları barındıran, gerektiÄŸinde sesini yükseltecek kadar cesur, naifliÄŸi sadece dinlence olarak sınırlandırılmış, temposu ile dönüştürücü, aktivist, soluk alıp veren bir mekanizma. GeliÅŸmiÅŸliÄŸe paralel olarak perdelemeye çalıştığımız onca ÅŸeyin üzerine üzerine giderek bir yüzleÅŸme saÄŸlayan bir baÄŸlaç. Tıpkı yıllar önce baÅŸlayan Techno, Drum & Bass gibi öncüllüğünü daha uzunca bir süre koruyarak ve geliÅŸerek. „Dubstep“ Dünya’sına hepiniz hoÅŸgeldiniz.

Deneysel kurgulama alanında yetkinlikleri tartışılamayacak olan ikilinin ortaklığında hayat bulan Secret Rhythms’da bu minvalde, kuÅŸak, müzikal izlek farklılıklarına karşın, dinleyicide tereddüt bıraktırmayacak kadar açık bir biçimde iÅŸlenen müzikal zenginlik üzerine yapılandırılır. Kolaylıkla hatim edilebilecek, seslerle bezenerek kah yumuÅŸak bir dinlencelik, kah latin melodilerinde kulaklarımıza çalınan haÅŸarılık, kah standart olarak addedilen caz vurgulamasına dahil edilen elektronik alaşımları ile “Secret Rhythms #1” (Nonplace 009) modern müziÄŸin zorunlu olarak deneysellikle terbiye edildiÄŸi önyargısına karşıt da bir duruÅŸ beraberinde paylaşılır. 2006 yılında yayınlanan “Secret Rhythms #2” (Nonplace 019) bu kaÅŸiflik dizgisinde ikilinin seslerle olan serüvenlerinin devamlılığı olarak hayat bulur. Sofistike durum müziklerinin yanı sıra, sadece belirli bir zümrenin o zamanlar alakadar olduÄŸu “Dünya MüziÄŸi” içerisinden de muhtelif ses kesitlerine sınırlarını aralayan, hiç durmaksızın ilerleyen bir seyrüsefer misali her bir parçada yapılandırmaların sıfırdan, ama albümün genelini bozmayacak bir biçimde tahlillerle derinleÅŸtirildiÄŸi bir bütünlük arz edilir. MüziÄŸe dahil edilegelen “Afrika Cazı”, Friedmann’ın yükseliÅŸini de pekiÅŸtirmiÅŸ olan Flanger projesindeki “dub” öğeleri, David Sylvian’ın vokal performansı ile batıcıl “Neo Romantic” gibi disiplinler bu mayanın daha saÄŸlam kotarılabilemesini saÄŸlar. Hem dinleyici için yeni eÅŸikler hem de üreticiler için müziÄŸin sınrılarındaki sonsuzluÄŸa delalet olan bir çalışma.
GeçtiÄŸimiz Eylül ayı içerisinde yayınlanan “Secret Rhythms #3” (Nonplace 025) ile ilgili notlarımıza geçelim. 2001 yılında Köln’de ikilinin tanışmasından bu yana geçen süre içerisinde, tasarlanmış olanın dışına çıkılabilecek kadar yoÄŸun ses alaşımlarından beslenerek evrilen bir çalışma “Secret Rhythms #3”. Projeyi tanımlayan ve hemen hemen tüm eleÅŸtirilerde de kendisine yer bulan, “gizli”liÄŸin Batıcıl müziklerin farkına varamadığı ya da varmak istemediÄŸi müzikal açılımlara önem veren bir retrospektif olarak tanımlandığı bir dinlencelik. Elektro-akustik unsurlar ile bezeli albümlerin 2008 yılı içerisinde giderek yoÄŸunluk kazandığı bir ortamda, eskiden yeni tasarımlar ortaya çıkartabilme çabası bu çalışmayı daha manidar kılıyor. Konuk listesinde yer bulan ve projenin “sextet” haline dönüşmesini saÄŸlayan isimler de bu müzikal iklimlendirme çalışmasının daha en başından hataya meyil vermeyen bir yapıyla örgülendiÄŸini açık seçik ortaya çıkartıyor. Flanger projelerinde Friedmann’a eÅŸlik eden Hayden Chrisholm (klarnet ve saksafon), Philadelphia Caz sahnesinin önemli isimlerinden, Ursula Rucker ve King Britt gibi ana akıma da yakın duran sanatçılardan, “Nine Horses” gibi üst sınıf “audiophile”lar için yayınlanmış kayıtlara kadar uzanan müzikal kayıtlarda yer bulan Tim Motzer (gitar), ambient alaşımlarıyla destekli kompozisyonların türeticisi Joseph Suchy (E-Fuzz gitar) ve ilk albümlerinden bu yana ikiliye eÅŸlik etmiÅŸ Morten Grønvad (vibraphone) gibi kendi alanlarında önemli çalışmalara imza atmış isimlerle beraber bir yıldızlar kollektifi haline dönüştüğünün de altını çizebiliriz bu yapılandırmanın. Tarzlar arasında bariz ayrıştırmalara ihtiyaç duyulmadan, eklenen her bir pasaj ile muÄŸlaklığın biraz daha aşıldığı müzikal bir külliyat kulaklarımıza çalınıyor Secret Rhythms 3’de.
Albümün açılışında yer alan “Morning Has Broken” “slide” gitarın mahir girizgahı ile naif bir intro’nun ardından, Friedmann’ın elektronik “dub” kesitleri ile Liebezeit’ın ritm perdelemelerinin, kompleks bir yapıya evrildiÄŸi, egzotik bir atmosfere dönüştürüldüğü dokuz dakikalık bir epik çalışma ile baÅŸlıyor. Krautrock’ın karakterinde yatan, deneysel kurgulamada, ses çıkartabilen hemen herÅŸeyden faydalanabilir ilkesinden hareketle enstrümanların hakimiyetinde ilerleyen, dönüştüğü atmosferik unsurlarla beraber kah geçmiÅŸin saykodeliasına, kah günümüzün dub enjekte edilmiÅŸ technosuna kapısını aralık bırakan, tümleÅŸtiren “Gegenwart” ile doÄŸal bir kayıt seansının takipçileri haline dönüşüyoruz. Sonraki adımlarını çoktan kafalarında kurgulamış olan üstatların daveti üzerine, sinematografik bir yolculuÄŸa çıktığımız iletiliyor. EleÅŸtirimizin baÅŸlarında da deÄŸindiÄŸimiz üzere, müzikal gizliliÄŸin coÄŸrafyalarında keÅŸifler, tadımlık kolajlara da yer veren bir proje Secret Rhythms. BeÅŸ dakikalık süresi içinde, Friedmann’ın Flanger’da da proje ortağı olan Uwe Schmidt’in aka Senior Coconut’un elektronika ile saÄŸladığı ses hüzmelerinin, deneysel funk-kalipso ruhunun “caz” aynalamasını bulabileceÄŸiniz “Trittbrettfahrer” basit melodilerle de çok mahir parçaların oluÅŸturulabileceÄŸine örnek teÅŸkil ediyor. GeçmiÅŸteki iki kayıtta yer alan “Die Ehrliche Haut” ve “Wirklich Version” parçaları, orjinal hallerinin bir dubplate üzerinde yeniden düzenlenerek, yavaÅŸlatılarak kotarıldığı, müzikal zamansızlığa iÅŸaret eden, türetilen tüm seslerin vakti geldiÄŸinde yorumlanabilecek farkı yönleri de kapsayacağını ifÅŸaa eden bir dizin haline dönüşüyor. Albümün finalinde yer alan “Sandale”parçasında da bu tümleÅŸik yap-bozun son kısımı eklemleniyor. DuraÄŸanlaÅŸan makine ritmlerinin solgun bir güz gününü tasvir etmesi kadar, dikkatlice dinlenildiÄŸinde yaÄŸmur tanelerinin seslerini duyumsatan, halet-i ruhiye Friedmann ve Liebezeit’ın modern müzik sahnesi için neden bu kadar önemli olduklarının da yanıtını veriyor. Belirli düzlemlerde sıkışık tıkışık ritm döngülerinde, minimalizm tasvirleri gerçekleÅŸtirdiklerini varsayan, oluÅŸturdukları karaşınlarla gürültü displininin de ahengini bozan, (liste uzatılabilir) yeni yetme elektronikacıların ders kitabı ehemmiyeti göstermeleri gerekli bir yayım, “Secret Rhythms”. Dinleyiciler içinde tüketilebilecek müzikal yolculukların dipsiz kuyusunda bir zihin toparlama, tekrardan uzak yeni keÅŸifler gerçekleÅŸtirebilmeleri için iyi bir baÅŸlangıç vesilesi.