[ http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=945749075958845566
blog böceği
blogcubul


Yazıları Görsellerle Desteklemek

yazan kahpecüce on 1.5.07 @ 09:06
Geçen hafta, bir ilköğretim okulunda sekizinci sınıf öğrencilerine İngilizce dersi vermek üzere bulunuyordum. Bu benim ilk dersim olacaktı ve bu yüzden biraz gergindim. O anda, bu ilk dersin benim için bir bloglama dersine dönüşeceğinden habersizdim. Hevesle sınıfa girdim, öğrencilerimi selamladım ve projektörü kullanmak üzere bilgisayarı çalıştırdım. Bir okuma parçasıyla başlamak ve anlaşılmayı kolaylaştırmak üzere görsellerle desteklemek istiyordum. Çünkü öykü, öğrencilerim için fazlasıyla yabancı sözcük barındıran fantastik bir öyküydü.

Hepsine okuma parçalarını dağıttım ve projektörü çalıştırdım. Fakat burada beni bir sürpriz bekliyordu. Kablolardan birinden kaynaklanan bir sorun yüzünden, öyküyü destekleyecek olan resimlerimi öğrencilerime gösteremeyecektim! Telaşlandım, ancak yapabileceğim fazla birşey yoktu. Dersime, resimler olmadan devam etmeliydim.

Okuma parçasını işlemeye başladığımızda öğrenciler yeni sözcüklerin anlamlarını soruyorlardı, ben de dilim döndüğünce açıklamaya çalışıyordum. Yeri geldiğinde -dışarıdan oldukça gülünç göründüğünü tahmin ettiğim- oyunculuğa ve canlandırmaya başvuruyordum. Daha sonra, projektörde şansımı bir kez daha denemek istedim. Bu kez işler yolunda gitti ve projektör çalıştı. Öğrenciler, resimlerin yardımıyla yeni sözcükleri kolaylıkla kavrayabiliyorlar ve bana fazla bir iş bırakmıyorlardı.

"Bir resim bin sözcüğe bedeldir." deyişinin doğruluğunun bir kanıtı olarak bu olay bana görsellerin ve resmin gücünü hatırlattı. Bu durum bloglama ve bloglar için de geçerli. Yazınızın kenarına yerleştirdiğiniz uygun bir resmin aynı etkiyi okuyucularınız üzerinde yaratması olasıdır. Neden yazılarınızda, uygun görseller kullanmanız gerektiğinin temel nedenleri şunlardır:

Merak ve Dikkat
Yazınızın yanına bir resim yerleştirmek, iyi bir başlık atmaktan daha kolay olabileceğinden, sayfanızı gezmekte olan ziyaretçinizin dikkatini yazınız üzerine çekmeyi başarabilir. Ve eğer resim, içerik ile ilgiliyse, okuyucuya yazıda ne bulacağı hakkında bir bilgi de vereceğinden bir çeşit özet görevi de görecektir.

Anlatmak ve Göstermek

Bazı kavramları açıklamak onları gösterip "işte bu!" demekten oldukça zordur. Bunun nedenlerinden biri de sözcüklerin alıcı üzerinde istenilen etkiyi yaratamayışıdır. Bunu izlediğimiz bir korku filmini bir arkadaşımıza anlatırken görebiliriz. (Tabii ki bunun nedenleri iletişim aracı kadar, verici de olabilir.) Bu durumda yapılacak şey yazıyı gerekli görsellerle desteklemektir.

Zaman
Görsel, aynı zamanda bir anlatı biçimi olduğundan ve yazıya göre çok daha hızlı algılandığından okur-yazar arasındaki iletişimi hızlandıracak ve her ikisine de zaman kazandıracktır.

Etiketler: genel

"Hakkında" Sayfası Hazırlamak

yazan kahpecüce on 15.2.07 @ 12:19
Uzun zamandır Blog Böceği için bir hakkında sayfası hazırlamayı düşünüyordum ancak bir türlü fırsat bulamıyordum. Bu sabah bir tane hazırladım ve yeri gelmişken de bloglardaki hakkında sayfası üzerine birşeyler söyleyeceğim.

Bloglama konuşmanın bir başka yoludur. Okuyucu ile yazar arasında gerçekleşen bir fikir alışverişidir ve eğer iki taraf birbirini tanıyorsa bu alışveriş çok daha kolay, hızlı ve verimli olur. Blogcu için hakkında sayfası bir tercih değil, bir gerekliliktir.

Tanımak ve tanışmak, etkileşimi arttırır ve şeffaflık sağlar. Blog herkesin yazar olabilmesini sağlayan bir araç olduğundan şeffaflık önemlidir. (Blogcu, okuyucudan farksızdır ve okuyucu bunu görmekten memnuniyet duyar.) Hakkında sayfası yazının arkasındaki insanı gösterir.

Peki, bir hakkında sayfasında neler bulunmalıdır?
Amaç: Neden blogladığınız, hangi doğrultuda yazdığınız ve hedefinizin ne olduğunu belirtmek, blogunuza yeni gelen ziyaretçiler için açıklayıcı olacak ve blogunuzu -dolayısıyla sizi- tanımalarını kolaylaştıracaktır. Ayrıca, okuyuculara blogunuzu takip etmekle ne kazancaklarını ve ne öğreneceklerini belirtmlisiniz. Fotoğraf: Evet, bir blogcu için fotoğrafını okuyuculara göstermek önemlidir. Bu tıpkı blogcunun, yazılarında kendi sesini kullanmasına benzer. Okuyucularınızla kendi fotoğrafınızı paylaşmanız, birlikte fotoğraf albümüne bakmak gibi bir etki yaratır. Fotoğrafta görünen kişiyle ilgili daha fazla şey öğrenmek isterler; hakkında sayfası ise bunun tam yeridir. Kişisel Bilgiler: Nerede yaşadığınız ve neyle uğraştığınız gibi detaylar okuyucularınızla aranızdaki yakınlığı kurmanız için bir köprüdür. İletişim Bilgisi: Okuyucularınız bazen yorum yazmaktan çok, sizinle sohbet etmek ya da size eposta göndermek isterler, bu durumda kullanabilecekleri bilgileri hakkında sayfasında barındırmak doğru bir davranış olacaktır.

Etiketler: genel

Söylemek veya Konuşmak

yazan kahpecüce on 31.1.07 @ 09:39
İyi bir blogta içerikle eşdeğer öneme sahip bir başka unsur da yorumlardır. Blogcu, bahsettiği konu üzerinde okurla tartışmayı ve ondan yeni bir şey öğrenmeyi beklediği için yazar. Kendi alanlarında uzman blogcular bile bloglamanın bu özelliğinden faydalanırlar. Tartışma ve paylaşma, bloglamanın özüdür. Fikir alışverişi içinde blogcu, sadece konuşmayı başlatan kişi olur ve sonrasında içeriği okuyucuyla birlikte geliştirir.

Bloglamak söylemek değil konuşmaktır. Blogunuzda okurlara yorum yapma imkanı tanıyarak yeniliğe açık ve öğrenmeye hevesli biri olduğunuzu, yani sizin de bir okur olduğunuzu gösterirsiniz. Böylelikle okuru etken hale sokarsınız. Sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten ve geliştiren bir unsura dönüştürür, blogunuzun vazgeçilmez bir parçası haline getirirsiniz.

Etiketler: genel

Blogcunun Temel Araçları

yazan kahpecüce on 25.1.07 @ 14:13
Aşağıda bir blogcunun ihtiyacı olan temel araç ve gereçlerin listesini bulabilirsiniz. Araçları tavsiye ederken bedava olan hizmet ve programları seçmeye dikkat ettim. Eğer bloglamaya yeni başladıysanız veya henüz düşünme aşamasındaysanız öncelikle bu listedekileri edinmenizde fayda var:

Mozilla Firefox
Webi daha iyi, güvenli ve hızlı bir şekilde gezmek için Firefox'u edinmenizde fayda var. Sekmeleri, canlı yer imleri ve kullanıcılar tarafından geliştirilen sayısız eklentileriyle hemen her işi yapabilen bir tarayıcı.

Scribefire
Firefox'ın en kullanışlı eklentilerinden biri olan Scribefire bir blog editörü. Siz webde gezinirken, tarayıcınıza entegre bu editörle dilediğiniz sayfayı görüntülerken blogunuzu da güncelleyebilirsiniz. En önemli artısı da w.bloggar ve Qumana gibi diğer popüler blog editörlerinin desteklemediği yeni blogger'daki kategori özelliğini kullanmanıza izin vermesi.

Notepad++
Blogunuzun tasarımı üzerinde değişiklik yaparken kullanabileceğiniz bir metin düzenleyicisi. HTML, PHP, CSS vb. bir çok dili vurgulama özelliğiyle kullanım kolaylığı sağlıyor. Bunun yanında biraz daha kullanıcı-dostu olan editörler denemek isterseniz NVU veya 1st Page 2006 işinizi görecektir. Türkçe dil desteği mevcut.

Gimp
Blogunuzda kullanacağınız resimleri/grafikleri hazırlama ve düzenlemede işinize yarayacak oldukça etkin bir resim düzenleme programı olan GIMP, Photoshop için en iyi alternatif olarak görünüyor.

RSS Bandit
Bir blogcu olarak sayısız blogu da takip edeceğinizi düşünürsek ihtiyacınız olan şey iyi bir abonman derleyici olacaktır. Türkçe dil desteği de olan bu abonman derleyici işinize fazlasıyla yarayacak.

Clicky
Blogunuza gelen ziyaretçilerin sayısı, neleri okuduğu, hangi bağlantılarla geldikleri gibi detayları grafiklerle desteklenmiş bir şekilde görebilmenizi sağlayan, kullanımı kolay bir sayaç Clicky. Eğer Clicky'i yeterli bulmazsanız StatCounter'ı da deneyebilirsiniz.

Feedburner
Kendi site abonmanınızı daha etkin kullanmak ve abone hareketlerini gözlemlemek, istatistiklere görebilmek için Feedburner'ın sunduğu RSS abonmanı yaratma hizmetini denemelisiniz. Feedburner; site abonmanınız üzerinde tam bir hakimiyet sunmanızı sağlıyor. Dilerseniz Feedburner'ın sayaç hizmetinden de yararlanabilirsiniz.

Creative Commons
İnsanların içeriğinizi ne şekilde kullanması gerektiğini belirlemenize izin veren bir hizmet Creative Commons. Dilediğiniz gibi şekillendirebilirsiniz.

Etiketler: blog araçları, genel

RSS Nedir?

yazan kahpecüce on @ 12:08
Blogun kullanıcılarına sağladığı avantajlardan ikisi çabukluk ve kolaylık. Yazınızı yazıp "Gönder" düğmesine basmanızla yayına girmesi arasında geçen süre yok denecek kadar az. Bu sayede kısa zamanda zengin içerikli bir site oluşturmanız ve bunu sürdürmeniz mümkün. Blogun bunu yaparak hayatımızı kolaylaştırdığını biliyoruz ve bunu seviyoruz. Ayrıca şunu da biliyoruz ki blog kültürü okuyucuya da en az yazar kadar değer veriyor ve onu da en az yazar kadar etkin kılıyor ve hatta ikinci bir yazar yapıyor. Bu durumda yazara sağlanan çabukluk ve kolaylık okuyucularınız söz konusu olduğunda nerede? Tam bu noktada RSS devreye giriyor.

RSS Nedir?
RSS bir çeşit abonmandır. Abone olduğunuz site güncellendiğinde, yeni eklenen içeriği size ulaştırır. Sizin siteyi ziyaret etmenize gerek kalmadan derleyiciniz üzerinden yeni içeriğe göz atmanıza olanak tanır. Bunu gazete aboneliğine benzetebiliriz. Sizin bayiden gidip almanıza gerek kalmadan, her sabah kapınıza dek bırakıldığını düşünün. İşte RSS o kadar güzel. :)

Faydaları Nelerdir?
Bir siteyi RSS ile takip etmenin kazançlarından en önemlisi zamandır. Sürekli yeni içerik eklenip eklenmediğini kontrol etmek yerine, okumayı sevdiğiniz o site güncellendiğinde derleyiciniz sizin için yeni içeriği alıp getirir. Böylelikle zamanınızı en etkin biçimde değerlendirmenize yardımcı olur.

Ayrıca abonmanlar sizin diğer etkenlerden sıyrılıp içeriğe odaklanmanıza yardımcı olur. Çünkü derleyicinizde göründüğü haliyle abonmanlar çoğu blogun göründüğünden daha basit ve sadedir.

Okumak istediğiniz sitelere abone olmanın bir iyi tarafı da, eposta bültenlerinin aksine dilediğiniz an abone olabilmeniz ve aboneliğinizi iptal ettirmeniz gerektiğindeyse bunu kolayca yapabilmenizdir.

Nasıl Kullanılır?
Bir siteye üye olmak için öncelikle o sitenin RSS abonmanının adresini bilmeniz gerekmekte. Bu adres bloglarda genellikle görünen yerlerde ve yan tarafta gördüğünüz RSS simgesiyle birlikte verilir. Eğer bir RSS derleyiciniz de varsa bu adrese tıklamanızla birlikte aboneliğiniz gerçekleşir.

Eğer RSS derleyicinin ne olduğunu anlatmam gerekirse, az önce verdiğim gazete örneğinden faydalanıp bir RSS derleyiciyi gazeteyi getiren çocuğa benzetebilirim. Derleyiciniz abone olduğunuz sitelerdeki güncellemeleri sizin için derler ve kapınızın önüne bırakır. Birkaç türlü derleyici bulabilirsiniz.
Eğer tarayıcı olarak Firefox kullanıyorsanız "canlı yer imleri" özelliğini kullanabilirsiniz. Bu size yetmiyorsa Sage eklentisini kurarak tarayıcınıza entegre bir derleyiciyi deneyebilirsiniz. Çevrimiçi bir derleyici denemek istiyorsanız Google Reader veya Bloglines'ı deneyebilirsiniz. Masaüstünüzde kullanmak içinse RSS Bandit adlı yazılımı tavsiye edebilirim. Bedava olarak edinebilirsiniz.

Eğer sitenizin henüz bir abonmanı yok ise hemen bir tane oluşturmak için Feedburner'ın bedava olan hizmetinden yararlanabilirsiniz. Daha sonra bu adresi blogunuza yerleştirirken yanına bir de RSS simgesi yerleştirmeyi unutmayın. Feed Icons sitesinden bu simgeyi çeşitli boyutlarda ve formatta bedava olarak edinebilirsiniz.

Etiketler: genel

Yeni Blogcular için İlk 7 Adım

yazan kahpecüce on 20.1.07 @ 10:15
Blogcular arasında en sevilen hizmet verenlerden biri blogger. Yenilenen haliyle kategori sistemini de sunan ve kullanıcılara kolaylık sağlayan tasarım seçenekleriyle hizmetini geliştiren blogger, sayısız bloga ev sahipliği yapıyor. Ben de bu yazıda, blogger üzerinde yeni bir blog oluşturduktan sonra, öncelikle yapmanız gereken temel değişiklikleri ve düzeltmeleri sıralayacağım.
Blogunuza bir tanım girin
Yeni bir blog oluştururken çabukluk için blogger sizden bir tanım girmenizi istemiyor, ancak sonrasında metalarda blogun tanımı olarak görüneceğinden bunu düzenlemeniz önemli.

Postalama ayarlarını etkinleştirin
Okuyucularınızın beğendikleri bir yazınızı diğerleriyle paylaşmalarını kolaylaştırın ve blogger'ın "bu yazıyı postala" seçeneğini etkin hale getirin.

Tarih ayarlarını değiştirin
Çok önemli bir değişiklik değil ama sayfada görünecek tarih biçimini düzenlemek kullanışlılık açısından bir fayda sağlayabilir.

Kimlerin yorum yapabileceÄŸini belirleyin
Kimlerden katılım beklediğinizle doğru orantılı olarak bu seçeneği düzenleyin. Dileyen herkesin yorum yapmasına olanak sağlamak en doğrusu çünkü blog özgürlük demek. Bırakın insanlar söyleyeceğini söylesin.

Arşivleme sıklığınız belirleyin
Blogunuzda biriken yazıların arşivleme aralığını doğru bir şekilde belirlemek onlara ulaşmak isteyenler için de bir kolaylık sağlayacaktır. En sık tercih edilen biçim aylık arşivlemedir. Hazır bunu yaparken yazı sayfalarını etkinleştirmeyi de unutmayın.

Feedinizi iyisiyle deÄŸiÅŸtirin
Blogger ATOM feed kullanıyor, ondan kurtulun. RSS'e geçin. Bu hizmeti bedava olarak veren Feedburner sizin işinizi gerçekten kolaylaştıracak ve kaç kişinin feedinize abone olduğunu ve benzeri istatistikleri de görebileceksiniz. Detaylı bilgi için "Rss Nedir?" yazısına bakabilirsiniz.

Tasarımınızı değiştirin ve düzenleyin
Blogunuzun görünüşünü size (ve hitap ettiğini kitleye) en uygun hale getirinceye dek düzenleyin. Eğer nasıl yapılacağını bilmiyorsanız çeşitli sitelerden blogger şablonları (template) edinin ve bunu sizinkiyle değiştirin. Başlangıç için benim Türkçeleştirdiğim şablonlara göz atabilirsiniz.

Etiketler: genel, ipuçları

Blogunuz için Uygun Konuyu Seçmek

yazan kahpecüce on 30.11.06 @ 22:41
Güzel! Demek siz de bloglamaya karar verdiniz. "Başlamak bitirmenin yarısıdır." derler. Daha baştan karamsar olmak istemem ama bloglamak ve iyi bir blogcu olmak için başlamaktan daha fazlası gerekli. Fakat şimdi konumuz bu değil. Asıl odaklanmamız gereken, izleyeceğiniz yolun nereden başladığını belirlemek.

Bloglama konusunda "ciddi" düşünmüyorsanız, (bu asla diğerlerinin "gayrı ciddi" olduğu anlamına gelmiyor) farklı bir anlatımla söyleyecek olursak; tek bir konu üzerinde yoğunlaşmak istemiyorsanız, blogunuzda bir gün günlük yaşantınızdan, öbür gün dünya politikasınden bir sonraki gün ise hububat fiyatlarından bahseden yazılar yazabilirsiniz. Bu durum sizi asla kötü veya ikinci sınıf bir blogcu yapmaz. Hatta kimi durumlarda bu tür blogların ziyaretçi sayıları oldukça yüksektir. Fakat amacınız bilgiyi paylaşmak ise; bilgiye erişmek isteyenler için her zaman belirli bir alana odaklanmış ve bu konu üzerinde çalışan kaynaklar daha cazip ve kullanışlıdır. Bu durum günlük yaşantımızda da geçerlidir. Dünyada olup biteni öğrenmek istediğimizde genellikle bir haber kanalına bakar, Gestapo ile ilgili bir ayrıntıyı merak ettiğimizde ise İkinci Dünya Savaşı üzerine bir kitaba göz atmayı tercih ederiz. Bu durumun sanal ortamda da aynı olduğu düşünürsek birimizin canı krem peynirli kurabiye çektiyse ve nasıl yapacağını bilmiyorsa bakacağı yer tekmetokat değil de portakal ağacı olacaktır.

Sizin de belirli bir konu üzerine odaklanıp blogunuzun içeriğini bu konu üzerinden geliştireceğinizi var sayarsak, işe başlamadan önce kendinize şu soruları sormanızda fayda var:

1. Seçtiğim konuyu gerçekten seviyor muyum?
Blogunuz için seçtiğiniz konu hakkında yazmak istediğiniz konu ile aynı olmalıdır. Çünkü bloglamaya devam ettiğiniz sürece bu konu üzerinde yazacaksınız ve sonu daha başından belli olan bir yolculuğa kimse çıkmak istemez. Kişisel deneyimlerimden bahsedecek olursam böyle bir hatayı bir kez yaptım. İlgimin olmadığı bir konuda ancak bir süre yazabildiğimden, bir süre sonra yeni içerik hazırlayamadım. Bu yüzden gerçekten eğlendiğiniz ve sıkılmayacağınızı düşündüğünüz bir alanı tercih edin.

2. Seçtiğim konu hakkında bilgi sahibi miyim? (ve yeterli kaynağa ulaşabiliyor muyum?)
İçeriği oluşturacağınız konu hakkında bilgi sahibi olmanız önemli ancak bu sizin bir "uzman" olmanız gerektiği anlamına da gelmiyor. Yazarken -ve dolayısıyla araştırırken- siz de yeni şeyler öğrenecek ve yeni öğrendiğiniz bu şeyleri de diğerleriyle paylaşacaksınız. Ayrıca seçtiğiniz konuyla ilgili diğer kaynaklara erişebilmek de devamlı içerik sağlayabilmeniz (yani yeni şeyler öğrenmeniz) açısından önemli.

3. Seçtiğim konu blogosferin neresinde duruyor?
Yazmak istediğiniz konunun hitap ettiği bir kitlesi olduğundan emin olmadan yola koyulmayın, aksi takdirde gelmeyen yorumlar ve uğramayan ziyaretçiler sizi çıktığınız bu yolda yıpratabilir. Ayrıca içinde bulunduğunuz blogosferde başkalarının da sizinle aynı konuda yazması fikir alışverişi ve etkileşim açısından önemli bir unsur. Dikkat etmeniz gereken ise çok fazla blogcunun seçtiğiniz konuda yazmaması gerektiği. Aynı şekilde "Hawaii adasındaki yılanlar" üzerine içerik geliştiren bir blogun da pek talep görmeyeceğini anlamışsınızdır sanırım.

Eğer bu soruların üçüne verdiğiniz yanıtlar sizi gerçekten tatmin ettiyse yola koyulabilirsiniz.

Etiketler: genel

Blog Türleri

yazan kahpecüce on @ 14:03
Web üzerinde sayısı milyonları bulan blogların tamamını kapsayan ve genel geçer özellik taşıyan bir sınıflandırma yapmak imkansız gibi göründüğünden bu başlık altında genel blog eğilimleri üzerinden bir ayrım yapmayı hedefliyorum.

Temel olarak bloglar, yayıncı sayısı üzerinden ikiye ayrılır. Kişisel bloglar ve komünite blogları. Bu ayrım çok genel gibi görünse de şimdilik kesin olarak yapılabilecek ayrımlar yayıncı sayısı üzerinden olmalıdır çünkü iki tip blogun kendine has kuralları ve gelenekleri vardır. Şimdi sırayla bu türleri inceleyelim:

Kişisel blog: Yayını bir tek kişinin üstlendiği blog türüdür. Yazar kendi belirlediği bir konu üzerinde yayımlar hazırlar. Bu yemek tarifinden, günlüğe kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kaplar. Sözün kısası, kişisel blog yazarın kendi krallığıdır.

Komünite blogu: Yayının -yani blogun- önceden belirlenmiş kapsamı doğrultusunda birden fazla yazarın ortaklaşa içerik hazırladıkları bloglardır. Yazar sayısı dörtten yetmiş bine (pilli'yi tutana aşk olsun) kadar değişiklik gösterebilir.

Bu genel fakat fazla derine inemeyen sınıflandırmadan sonra Türk blogosferinde sıklıkla rastlanan blog türlerine bakabiliriz. Türkçe içerik genel olarak günlük tarzındaki kişisel bloglarda toplanırken bir kısmı da reklamcılık ve pazarlama alanında kümeleniyor, politika ve sanat üzerine bloglar, yorum üzerine bloglar ve hatta benim gibi aklıevvellerin spekülatif kurgu üzerine blogları mevcut ve bunlar gün be gün artıyor.

Türk blogosferindeki blogları içerğine göre dizinleyen siteler de mevcut. Eğer bloglara şöyle bir göz atmak isterseniz bloglar alemi ve blog kardeşliği size yardımcı olabilir.

Etiketler: genel

Blog Nedir?

yazan kahpecüce on @ 12:42
Sözcüğün ilk ortaya çıkış anlamını göz önüne alırsak blog; webde gezginlerinin gördükleri, beğendikleri ve diğerleriyle paylaşmak istedikleri sitelerin çetelesini tutmaları ve bunları kronolojik sıralamaya ters bir biçimde webde yayınlamalarıdır. Bunları bir tür sanal günlük yahut seyir defteri olarak da düşünebilirsiniz. Sözcüğün kökenine bakacak olursak "blog" sözcüğü İngilizce web ve log sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuş ve sonraları baştaki we sesleri düşmüştür. Ancak bugün geldiğimiz noktada blogları ve bloglamayı "günlük" gibi dar bir anlama sığdırmaya çalışmak haksızlık olur.

Web 2.0 olarak adlandırılan yeni nesil siteler aracılığıyla iletişimin ve etkileşimin artmasıyla birlikte internet ve özellikle bloglar yeni bir boyut kazandı. Artık bloglar basit, yayınlanmış günlükler olmaktan çıkıp, televizyon, radyo veyahut gazete gibi medyanın büyük bir parçası haline dönüştü. Günümüzde bilginin paylaşılmasında büyük önem taşıyan internette bloglar, hayati bir konumda bulunmaktadır. (Hipermedya'nın yayıncılık tarihindeki konumunu göstermesi açısından Dr. Nokes'un şu yazısı ilginizi çekebilir.) Ülkemizde bu durumun geçerliliğinden henüz tam olarak söz edemesek de, blogların medya olarak görülmesinin pek de uzak olmayacağı kesin. Çünkü bu akım Türkiye'de de bazı öncü oluşumlar ve bireyler tarafından hızlandırılmaktadır.

Habercilerden, yazarlara, gurmelerden profesörlere, televizyonculardan, radyoculara, gezginlerden taksicilere kadar herkesin bu yeni nesil iletişim aracını kullanmasının altında bazı nedenler yatmakta, bunlar sıralamak gerekirse:

1.Çabukluk: İletişimdeki en önemli unsurların başında zaman geliyor ve blog sistemi bu konuda harcanan zamanı en aza indirmek konusunda oldukça başarılı. Savaşın ortasından yazılan bir blog, veya internet teknolojileri ve yenilikler konusundaki bir blog okuyucularını düzenli aralıklarla bilgilendirip onları öğrenmek istedikleri şeyler konusunda bilgilendiriyor.

2.Kolaylık: Blog sistemi, yapısı gereği görünümden çok içeriğe odaklanır ve yayıncıyı kodların arasından kurtarıp en iyi yaptığı şey olan bilgi aktarımına yönlendirir. Bu, blogların kötü görüneceği anlamına gelmiyor elbette, oldukça çekici görünüme sahip bloglar ve hatta tasarım odaklı bloglar da var. Ayrıca blogların arşivleme sistemi, içeriğe erişimi de kolaylaştıran ve hızlandıran bir unsur.

3.Etkileşim: Blog kültürünün ("kültür"-vay canına!) en önemli öğelerinden biri de yorumlardır. Yayınlanan metnin okuyucuları, dilerlerse bahsedilen konu hakkındaki görüşlerini -tıpkı bu blogta olduğu gibi- yine blogta dile getirebilirler. Bu da yayıncı ile okuyucu arasındaki etkileşimin artmasını sağlıyor ve gazete, televizyon gibi eski usül yayıncılık araçlarında alıcının düştüğü edilgen durumu yok edip ona da söz hakkı tanıyor.

Bu üç ana unsurun yanında blogları kullanılır kılan bir çok yan daha var, ancak hepsi bir yana, internet -ve bloglar- herkese söz hakkı tanımakta ve özgür düşüncenin yayılmasına katkıda bulunmaktadır.

İyi bloglamalar!

Etiketler: genel

Bloglamaya GiriÅŸ

yazan kahpecüce on 28.11.06 @ 15:07
Bu yazı dizisi, bloglamaya başlamak isteyenlere rehberlik etmesi için hazırlanmıştır. Bloglamaya başladığımdan beri öğrenebildiklerimi bir araya getirdim. Hala öğrenmem gereken çok şey olduğundan dolayı bu dizi genişleyecek ve uzayacak. Bu yüzden zaman zaman bu sayfa güncellenecek. Aşağıda listelenen yazılar şimdiye dek bloglamayla ilgili temel kavramların tanımları ve çeşitli konular üzerine ipuçlarından oluşmaktadır.

Son güncelleme: 08 Mayıs 2007

Genel

İçerik Oluşturmak

Blog Tanıtımı

Etiketler: genel




Clicky Web Analytics


You are viewing a mobilized version of this site...
View original page here

How do you rate mobile version of this page?

Mobilized by Mowser Mowser