

‘’Tabure barın bel kemiğidir kızım ‘’
Yeni tanıştığım birinin kulağına sessizce fısıldarım bunu. Eğer gözleri parıldarsa, ‘ne güzel demiş şair’ derse, bilirim ki dosttur, candır, badidir. Ama bilemezse eğer.. anlamazsa ne dediğimi! İşte o zaman beni tanıyamazsın aga! Öfkemi gözlerimden ışırım. ellerim titrer, gözlerim seğirir, bütün tadım kaçar. Kalkar giderim o masadan. Hesabı da kitlerim sana.
Nasıl bu kadar gaddar olabiliyorsun diye sorma sakın bana. Buna hakkın yok. Elin abidik gubidik filmlerini izleyip, yarak kürek filozofunun sikindirik aforizmalarını hayatının anlamı belleyip de şu sözü duymazdan gelirsen, kendi öz kültürüne yabancılaşır, batının ahlaksızlığını alırsan kusura bakma arkadaş ama şu hayatta başına gelebilecek her türlü kötülüğü dibine kadar hakediyorsun demektir sen.
Sabah sabah ağır konuştum farkındayım ama çok doluyum dostlarım. Aynı filmin sonundaki çorbacı sahnesi yok mu hani? İşte o hayatımın özetiymiş meğer.
Neyse hava durumundan bahsedeyim birazcık sizlere;
Yeni bir gün! Dünden ne farkı var? Güneş biraz daha parlak, gökyüzünde yedi bulut. Dün üç diye not etmiştim. Demek ki yağmura biraz daha yakınız. Aman Dikkat edin. Şemsiyesiz çıkmayın.. çünki neden? Çünki Bok var.
You are viewing a mobilized version of this site...
View original page here