Ph: 32704337
skip to main | skip to sidebar
bilişim etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
bilişim etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

27 Ekim 2007

azmi

gecenlerde onunden gectigim bilafyap kahvehanesinde rastladigim bir genc, kaaavanedeki tum yaslilara ayar vermekle mesguldu. mesgalesini sordum. adi azmi, arabasi uno, dini kendininmis. hayat okulunu bitirmis, yasam sokaklarinda surtmus. nedir bu hafifligin sebebi diye sordum, soyle dedi;

"ukalaligim sanal agdan oturudur beybaba. her seyi bilirim. ama ogrenmem her dataya ulasma surem, noronlarimin hizi, biraz da o an oturdugum koltugun rahatligiyla ilgilidir, elimin tikirtisi kadar zaman alir. anlayacagin usta, her sey makrosaniye ipligine baglidir bir yerde."

19 Haziran 2007

mini etekli lise kızları

allahım, düşünsene lan blogır ağabey, nasıl bir keyword'dür bu. google'dan kaç kişi çeker, nasıl olur. harika bir anahtar kelime olmalı bu, böyle mini etekli tematik bir yazı dizisi hazırlasak çok tutar, kimbilir, belki.

10 Eylül 2006

pardus

evet, cebit'ten aldığım beleş pardus cd'siyle windows'u kökten silip pardus kullanmaya başladım. dosyaları ipod'un içine yedeklememden dolayı alacağım risk azdı fakat risk bile değilmiş bu.

donanımları kendiliğinden tanıdı. hani en çok içerlenilen, adsl ve ağ ile ilgili sorunlar kalkmış gibiydi. ilk açışımda hemen ağı yapılandırmaya gittim, usb modemi olanlar biraz üzülebilir ama zoom modemlerde ethernet ile girişlerde hiçbir sorun çıkmıyor. Birkaç kere bağlan diyorsunuz, hemencecik bağlanıyor.

birçok sorun burada çözülüyor, cebit'e gidemem diyenler de buradan bilgilendiriliyor. tübitak'a teşekkür etmek lazım. geliştirilmesi gerekir diyenler stabil hali ilk olarak cebit'te duyurulan ve aynı zamanda dağıtılan pardus alfa 1.1'i denesinler derim.

tarihin değişmemesi, windows'a geri dönmemek dileğiyle.. :)

20 AÄŸustos 2006

Sosyomat: Asosyal olanlara pilli tavsiye

22Dakika'dan sonra Pilli internet alemine yepyeni bir kardeş attı, Sosyomat. Bir arkadaşlık sitesinin olmamasının ve olamayacağının nedeni Pilli ürünü olması. Gerçi ben gördüm, ünsüzleri yutan vatandaşlar gelmişler, gelmekteler..

Bu günlerde BETA'dan çıkmış olan Sosyomat, birazlığına kimlik arayışında gibi hissettim ben. Geleceğin sosyalleşme aracı diyeyim özetle..

beni sevecekseniz böyle sevin


ps: Hayırlı olsun

02 AÄŸustos 2006

Vikipedi

Vikipedi'ye desteÄŸe var mısınız?2001 yılında kurulan Wikipedia’nın türkçe kolu olan Vikipedi, 2003 yılında faaliyete geçti. Amaçlarını “Internet'in en geniÅŸ kaynak sitesi olma yönünde ilerlemek” diyerek açıkça belli etmiÅŸ olan Vikipedi, kullanıcılarından daha fazla destek bekliyor.


Türk milleti yardımseverdir” sözünü boÅŸa çıkarmayan Türk ‘blogger’ları dayanışma göstererek Vikipedi’ye destek çaÄŸrısında bulunmuÅŸlar. Tekno Seyir’in yazısıyla baÅŸlayan bilgilendirme, bir çeÅŸit ‘kampanya’ dönüşerek Arda Kutsal’ın yazısıyla hayat buldu. Nitekim Aftermath de çaÄŸrıyı es geçmedi ve Bildirgeç’te de çaÄŸrıyı yineleyerek zannımca olaya ayrı bir boyut kattı:



vikipedi türkiye'yi destekleyenler arasına katılmak isterseniz önümüzdeki 1 hafta içerisinde blogunuzda minik bir çağrı yazısı yayınlayıp adresini yorum bırakarak bildirin; linkini bu yazıya ekleyelim; kocaman bir çağrı listesi oluşturalım?..



Vikipedi’yi es geçmeyin, verilen desteÄŸe siz de katılın!


Dipnot: Vikipedi Tarihini incelemek bünyeye yararlıdır.

22 Temmuz 2006

Alaylı vs Mektepli

Küçüklüğümden beri teknolojiye merak duymuşumdur.

4 yaşımda Windows’un ilk sürümlerindeki bilgisayarda Prince of Persia oynarken kendimden geçerdim. Hatta hep gemi kaçarken üzerine atlayamazdım ve o bölümü bir türlü bitiremezdim.

Sonraları zamanla teknoloji geliÅŸti, yanlış hatırlamıyorsam 1997 yılında evimize babam sayesinde internet girdi. İnternetle ilk tanıştığımda küçüklüğümün getirdiÄŸi handikaplar karşısında bile icq denilen mereti kullanmaya baÅŸladım. O zamanlardan beri aklımda olan ve de halen kullandığım MoonStar MTU sözlükle icq’da milletlerarası chat olayına girmiÅŸtim. Artık başımda babam olmadan da Meksikalılarla konuÅŸuyordum, hatta hatırlarım birisinden taco tarifi alıp ülkelerine davet edilmiÅŸtim.

Tabii 1–2 yıla kadar interneti chat için, eÄŸlence için kullananlardandım. YavaÅŸ yavaÅŸ aklımın iÅŸletmesiyle web teknolojileri ilgimi çekti. İlk olarak sınıf sitemi açarak web uygulamalarına girdim.

Ama aklımı hep kurcalayan ve halen kurcalayan şey, acaba birisi kendini yazılım geliştirmecisi olarak hazırlamak için o işin üniversitesinden mi mezun olması gerekiyordu, yoksa çok dil öğrenip büyük şirketlerin listesinden rahatça sıyrılabileceği miydi (?)

Gerçekten de büyük ÅŸirketlere girmek için saÄŸlam bir CV’nizin olması gerekiyor. Bunun yanında Yale,MIT gibi üniversitelerden diplomanız olması yetebileceÄŸini biliyorum. Bu iÅŸi böylece becerenler elbette var:


Google'da çalışacak
Bir başarı öyküsü


Koç Özel Lisesi'nden 2002 yılında mezun olan Semih Salihoğlu, üniversite sınavına Uğur Dershanesi Kadıköy Şubesine giderek hazırlandı.Üniversite sınavında 19.olan Salihoğlu, Bahçeşehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünü kazandı.Aynı zamanda Yale Üniversitesi'ne burslu olarak kabul edilen Salihoğlu, Bahçeşehir Üniversitesi'nin de vermiş olduğu burs desteğiyle Yale Üniversitesi'nde bilgisayar ve ekonomi bölümünden mezun oldu.
Bilgisayar Mühendisliğini birincilikle bitiren ve ilk yedi dönem notu ortalaması ile sayısal bilimlerde okuyan öğrenciler içinde birinci sırada yer alan Salihoğlu, 2007'de Google şirketinde New York'ta işe başlıyor.


Heyecan veren proje
Başarılı akademik hayatından sonra iş dünyasına ilk adımını dünyadaki en büyük arama motoru olan Google şirketinde atacak olan Semih Salihoğlu, "Eğitimim boyunca bana desteğini esirgemeyen Bahçeşehir Üniversitesi'ne ve Mütevelli Heyeti BaşkanıEnver Yücel'e çok teşekkür ediyorum. Bizim gibi başarılı öğrencilerin dünya standartlarında eğitim alması için devletin yanısıra özel kurumların da destek olması gerekiyor.Son günlerde beni çok heyecanlandıran bir okul projesi gündemde. Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi. Kuruluş amacı bilim adamı yetiştirmek olan bu okulda okuyacak öğrencilerin tümünün burslu okutulacağını öğrendim.Ben de iş hayatına başladığımda geleceğin teknolojisine yön verecek bu öğrencilere katkıda bulunmak istiyorum"dedi.


Bu örnek gibi onlarca örnek olmasına raÄŸmen ekÅŸisözlüğün kurucusu SSG gibi kiÅŸiler de var. Elbette birçok ÅŸirkette çalışmış olabilir. Fakat dediÄŸine göre Microsoft’a gitmek için herhangi bir üniversiteden mezun olmamıştır. Aslında oturup ortaya komplo teorileri atmaya da gerek yoktur. Lakin en azından benim içimde bunu nasıl yaptığını öğrenmek bir istektir, meraktır.

Basınımız yoluyla da elimize ulaÅŸan bilgiler doÄŸrultusunda Google, Microsoft gibi büyük ÅŸirketlerde developer çalışmak için gerçekten “kaliteli” üniversitelerde eÄŸitim almak gereklidir. Belki bu pastanın görünen kısmı da olabilir. Olabilir de olabilir. Pastanın görünen kısmına göre ÅŸuan Mektepliler yeniyor gibi.

Not: Bu arada Google’a giden Semih SalihoÄŸlu’na feci özendim. Tebrik etmek gerekir. Helal vallahi!


Ek: GoogleFight sonucuna göre “alaylı vs mektepli”:

26 Haziran 2006

Hepsiburada - ama çok pahalı

[image]Her ne kadar neredeyse en iyi e-ticaret sitesi olsa da Hepsiburada, bazı işlerini anlamıyorum gerçekten.

İlk yıllarında sadece elektronik hizmetinin köpeği olduğu bilincindeyim. Tabii gelirleri genişledikçe farklı sektörlere yelken açarak, kitap, müzik gibi bilumum sosyal bölümlerin ürünlerini satmaya başladı. Baştan sorun olmayan hizmet kalitesi, bölümler arttıkça sanki giderek kötüleşti gibi geliyor.

"Ortalama 3 iş günü içerisinde kargoya verilir" gibi bir ulaşım felsefesini güdüp hıphızlı teslimi amaçlayan bir ticaret sitesi, ürünlerini ulaştırırken 4-5 gün geciktirmemeli diye düşünüyorum.

Tabii bu kadar sert konuşmamakta fayda var. Anlaşılamamış bir sistem aslında bu. Bazı

ürünler erken veya tam zamanında ulaşıyor eliniz. Lakin bazıları ise gecikmeli ulaşıyor. Adamına göre mi -alınan ürünün fiyatı, ürünün alınma oranı- ulaştırma yapılıyor sorularını getiriyor aklına.

Görüldüğü üzere ürün yelpazesi dediğimiz atraksiyonu geliştirmiştir. Hizmet anlayışını değiştirmese bile "türkiyenin en iyi e-ticaret sitesi" ünvanını almayı başarmış, Hepsi adlı hatun grubunun CD'sini bile satmaktadır. -alternatiflik-

[image]

Bolluk sözkonusu ama Microsoft'un ürünlerindeki fiyat politikasını da eleştirmek lazım. Aslında ticaretten fazla anlamıyorum. İki kodluk resmi yazılımı niye bu kadar pahalı satıyorlar diye düşünüyorum sadece. Eğer Hepsburada veya türevi ticarethanelerden dolayı ise dağımtıcının acil el koyması lazım. Eğer Microsoft'un politikları gereği ise korsan satılıyor, ucuza satılıyor diye hiç hayıflanmamak lazım. Orada burada Office araçları 5-6 YTL'yi geçmeyen fiyatlarla satılıyorken, hangi akla zarar insan gidip bu 100 katı fiyatın altına düşmeyen yazılımları alır ki? Yada bu 500-600 YTL az para mıdır ki utanılmadan piyasaya sürülmektedir ve bu kadar paraya satılmaktadır. Bahsettiğimiz ülke %30'u açlık sınırında olan bir ülke. Haydi açlık sınırını geçtim orta düzey geliri olan kitle bile bunu edinmekten çekinecektir. -mi?-

Ayıp ayıp diye söylenirken baş parmağımı iki yana sallanmakta ve dilimle "cık cık" sesini çıkarmaktayım. Evet, bu politiklar doğrultusunda Korsana karşı değilim. Gereği yapılsın, hatta arz da edeyim. *herşey yersek ile işliyor tabii*

Google biraz kalendar olsa..

Uzun zamandır her işi birarada yürütebileceğim, bir hizmete bağlandığımda tüm işlerimi oradan idare edebileceğim bir sistem arıyorum.

Hep böyle birşey istemişimdir. O anda emaillere göz atarken bir yandan sağ alt köşeden "Babanın doğumgünü hediye al!" diye bir hatırlatıcı, RSS ile takip ettiğim sitelerde neler dönüyor diye bakılacak bir sayfa, gündemlerin maddelerini içeren birbaşka sayfa daha..


Microsoft OutlookAslında kafamdaki bu forma uygun yegane hizmet Microsoft Outlook'tur sanırım. Her ne kadar RSS'e el kol atmamışlarsa da, gerek kişi adreslerini iyi saklaması, gerek maillere bakabilmemiz ve tüm bu işleri yaparken bir takvimi -calendar- olması. Yalnız bana zor gelen şey, tüm bunları yapmak için Outlook'un açılması, haydi açmayı geçtim açık kalması. Zaten düşük performanslı sistemimde Outlook'un açık kalmasından doğan CPU kullanımı artacak, RAM yenecektir diye tahmin ediyorum.


MicrosoftMicrosoft'tan ümitli değilim ben. Bu zamana kadar 1985'ten beri epey işletim sistemleri ve onlara bağlı yerleşik yazılımlar çıkardılar fakat hiçbirisi kulvarında devrim yaratacak programlar değildi. Sadece rekabetçi firmaların gerisinde kalmamak için çıkardılar o yazılımları, bir nevi zorunluluktan. Zaten uzun zamandır Microsoft elemanlarının ne yaptıklarını düşünüyorum o kadar bollukta. Tabii ki işi küçümsemek yersiz ve aciz olur fakat bugüne kadar "oha, bunu yaptılar ya, ölsem de gam yemem artık!" diyebileceğimiz tek atılım yapmadılar.


Google


Tam üretkenlikten düşünürken aklıma birden Google parlayıverdi. Microsoft'un dışında tek atılımcı o zaten. En azından bazı yaptıklarıyla vay be dedirtebiliyor. Örnek vermek gerekirse zamanında 2 GB ile piyasaya sunulan, şuan 3Gb'ın sınırlarını zorlayan ve kulvarında devrim yaratan Gmail. Gerçekten saf ve yaratıcı projeler ortaya koyuyor Google çalışanları. Zaten son zamanlarda doğan trend de bu yönde. Herkes -programcılar- Google'a girmek için uğraşıyor. Microsoft kendi açımdan yerinde sayan ve artık yaşlıların pineklediği bir yer olarak aklıma geliyor.


Google EarthTam bu noktada başında bahsettiğim atraksiyon geliyor aklıma. Google Calendar hizmetin haberdarım. Ama her nedense soğudum Google'ın programlarından -bu tükürdüğümü yalamak anlamına gelmiyor- Google Earth'ten kaynaklanan "hee bunlar CPU yer kesin boşvereyim ya" felsefesi halen devam ediyor. Zaten o çıktı çıkalı sistemimi güncelleştirmedim. Hep kafamda sistemi kurutacak bu programlar kesin diye geçiyor, yanaşamıyorum.


Eğer Google ekibi dünyaya sorsa, "ne yapmamızı istersiniz" diye, herhalde ben "rss destekli, içinde takvimi ve Gmail'i de içeren bütünleşik bir hizmet isterdim, hem de web tabanlı!" derdim. Bu noktada sanırım bütünleşik kelimesi önem kazanıyor gibi.

Her ne kadar böyle bir soru sormasalar da Google'ın ne yapacağı belli olmaz diyorum. Belki bir gün bakarız, ümit ettiğimden de bütünleşik ve gelişmiş bir sistemle karşımıza çıkaverirler.

20 Haziran 2006

22Dakika

Pillinetwork, son kardeşi 22Dakika'yı açtığını resmen duyurdu.

Önceden azizk'nın güzel dizi yazılarını okuduğumuz 22Dakika, pilli için yeniden makyajlanıp yayına sürüldü. Her ne kadar ilk gün bazı yerler çalışmasa da şuan site tıkır tıkır çalışıyor.

(Not: Onun sayesinde @bildirgec.org maili kazanmıştım, söylemeden geçemeyeceğim. :)

12 Mayıs 2006

Google Trends

GOOGLE


Google Labs'da çalışan coder amcalar durmuyor sürekli birşeyler üretiyorlar.

Son olarak çıkarttıkları aparat bölgesel,ülkesel olarak arama yapılan yerleri çeşitli olarak sınıflandırıyor.

Bir yandan kelimelerin hangi ülkelerin, hangi şehirlerinin daha çok aradığını öğrenirken, bir yandan toplum bilimi konusuna değinmiş gibi birşey oluyoruz. Muhtemelen çoğu yerde vurgulanan kısmı da Sosyoloji oluyor, olacaktır.

Örneklendirmek gerekirse, "sex" kelimesini dünya çapında arayanların listesi:

1. Delhi India
2. Cairo Egypt
3. Chennai India
4. Ankara Turkey
5. Mumbai India
6. Istanbul Turkey

Böylelikle Ankara ve İstanbul illerimizin de dünya çapındaki sekse olan ilgisini açıkça görüyoruz.

http://www.google.com/trends



 


You are viewing a mobilized version of this site...
View original page here

Mobilized by Mowser Mowser