sabit
gittigimden beri lostperver oldum. analiz etmiyorum, elestiri yapmiyorum ama birinci sezondan itibaren baslayarak bir aya yakin surede uc sezonu da bitirdim, gelismeleri izliyorum. dorduncu sezona dogru isler ask/mesk hikayesine dondu ama 2010'da bitirilecek bir diziye de sikis sokus katmadan devam ettirmek mumkun olmaz.
neyse, the constant adli bolumunu de herkes en guzel secti, kalplerinden cikardigi yaldizlari koydu.
=================
simdi ustteki sekilde bu post'a basladim ama cok igrenc bir giris oldugu icin iptal ettim. onun yerine soyle diyecegim: hayatimizin bazi sabitleri var, yok degil. bu sabitler genelde hayat'imizin en basindan beri olan seyler olabiliyor, sonradan girenler olabiliyor. kucuk yasimdaki sabitimin ne oldugunu hatirlayamiyorum, ama biraz buyudukten sonra sabitim ataturk oldu. her turk genci demeyeyim de ataturk'ten baslayip, sonra tekrar uzaklasip, sonra birden ataturk'u tekrar okudugum vakitler oldu. bu vakitlerde ataturk'e tekrar donup aforizmalarini okumaya basladigimda hep oze donmus gibi hissettim. aradaki ataturk'ten uzak gunlerimdeki arayislarimi ise hep sabit'e donus icin gerceklestirdigim adimlar olarak belledim.
ama bu sabit degisiyor. bir garip ironi ama uc yasimda sabitim olan sey, 12 yasinda sabitim olan seyle ayni olmuyor. dolayisiyla hayat'i bazi donemlere ayirip sabit'i aramak lazim. ama eger hayatin sabiti yoksa (ki ben bulamadigimdan oturu oyle diyorum) bu sabit'e de sabit demek sacma.
degil mi?
arz ederim.